Brüksel’de Rutte’nin NATO ve AB İşbirliğine Dair Yeni Perspektifi

brukselde-ruttenin-nato-ve-ab-isbirligine-dair-yeni-perspektifi-87fBGVbY.jpg

Brüksel’deki ortak oturumda, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Avrupa Parlamento­su’ndaki güvenlik ve savunma komiteleri ile ilişkili delegasyonlara hitap ettiği konuşmasının öne çıkan başlıkları yeniden ele alındı. Rutte, Davos’ta Donald Trump ile yaptığı görüşmenin Arktik bölgesinin korunmasına odaklandığını vurguladı ve bu konudaki tartışmaların, Arktik ve Grönland’ın güvenliği için NATO’nun gerekli kabiliyet hedeflerini de kapsayacağını ifade etti.

“Grönland konusunda Danimarka adına müzakere yetkim yok; bu görev Danimarka’ya aittir,” diyen Rutte, NATO ve AB arasındaki işbirliğine vurgu yaparken, standardizasyon, kabiliyetler ve komuta-kontrol konularında NATO’nun rolünü, sanayi tabanı, regülasyon ve finansman alanlarında ise AB’nin rolünü netleştirdi. Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirme yönündeki planları sorulduğunda, mevcut yapıların üzerine üniformalı askerler katmanın kolay olmadığını belirtti ve bu sürecin güçlerin bölünmesi riskini taşıdığını dile getirdi.

Trump’ın NATO için önemi konusunda, Trump’ın önemli bir rol oynadığını dile getiren Rutte, 2025 sonunda %2 savunma hedefine ulaşmanın Trump olmadan mümkün olamayacağını savundu. İspanya, İtalya, Belçika ve Kanada’nın savunma harcamalarını artırmaya karar verebilmesini bu bağlamda değerlendirdi. Lahey’in yüzde 5 taahhüdüne Trump olmadan ulaşılabilirliğinin mümkün olmadığını belirtti ve bu durumu, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırarak örneklemesini sürdürdü. Avrupa, ABD olmadan yapamaz ifadesiyle, ortak güvenlik ihtiyacını pekiştirdi.

Rutte, Avrupa’nın güvenliğini sağlamak için ABD’nin de NATO’da olmaya devam etmesi gerektiğini vurgularken, Arktik bölgesindeki tartışmaların iki taraf için de güvenlik çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. ABD’nin nükleer şemsiyesinin korunması gerekliliğini, kendi başına hareket etmek isteyen ülkelerin maliyetli ve karmaşık bir sürece gireceğini ifade etti ve bunun sonucunda özgürlüğün güvence altına alınması için ABD’nin rolünün vazgeçilmez olduğunu söyledi.

İran ve Ukrayna konuları bağlamında, İran’ın doğrudan NATO müdahalesiyle ilgili sorulara, NATO’nun İran’a ilişkin tutumunun Kuzey Kore, Rusya ve Çin’le olan işbirliği bağlamında şekilleneceğini ancak iç siyasi durumlar nedeniyle doğrudan müdahale kapısının kapalı olduğunu belirtti. Ukrayna konusuna ilişkin olarak ise üye ülkelerin başvuruda bulunabileceğini ancak 32 ülkenin mutabakatının gerekli olduğunu dile getirdi; Ukrayna’yı güçlü tutmanın stratejik hedefler arasında yer aldığını ifade etti.

Exit mobile version