Jeopolitik gerilimler sürerken global ticaret üzerinde belirsizlikler devam ediyor ve FED bağımsızlığına ilişkin kaygılar yatırımcıları güvenli liman arayışına yönlendiriyor. Bu ortamda gümüş fiyatlarında hızlı bir yükseliş gözleniyor; genişleyici faiz yönelimleriyle doların zayıflaması da bu yükselişi destekliyor.
Talep dinamiklerinde kayda değer bir artış dikkat çekiyor. ABD yönetiminin Grönland konusunda ısrarcı tavrı ile Venezuela ve İran kaynaklı riskler, emtia piyasalarında değerli metaller karşısında talebi güçlendirdi. Riskten kaçınan yatırımcılar, gümüşü portföylerinde çeşitlendirme amacıyla daha cazip görüyor.
Çin talebi ve arz kaygıları piyasa hareketlerini belirleyen bir diğer faktör oldu. Çin’den gelen kuvvetli talep, gümüşün fiyatlanmasında önemli bir rol üstlendi; buna karşılık madenden çıkarılan miktarda artan talebi karşılamak için yetersiz kalacağını öne süren arz endişeleri baskıyı artırıyor. Ayrıca ABD’ye yönelik olası gümrük tarifeleri, yatırımcıları gümüşü ABD tarafına taşıma yönünde motive ediyor.
Gümüş, güneş panelleri, elektronik cihazlar, elektrikli araçlar ve yeşil enerji dönüşümü gibi alanlarda kritik bir rol üstleniyor. Fotovoltaik kurulumlar, veri merkezlerinin elektrifikasyonu ve sanayi üretimi, endüstriyel talebin güçlü kalmasına katkıda bulunuyor.
Talep yapısında kurumsal ve perakende oyuncuların artan katılımı öncü rol oynamaya devam ediyor. Merkez bankaları ve kurumsal alımlar da gümüş talebine destek sağlarken, geçtiğimiz yıl ons bazında %146 değer kazanan gümüş, son dönemde de en hızlı yükselişini sürdürdü ve yeni rekorlar dikkat çekti.
